Star Wars Hexalogy Sonrası Fikirler…

Hiçbir zaman büyük bir Star Wars hayranı olmadım. Filmleri 7-8 yaşlarımdan beri ara ara izlerim, kitapların da hepsini aynı yaşlarda okudum. Hiçbir zaman beni tamamiyle sarmadı, o insanların “Nee?! Star Wars’u sevmiyor musun!” dedikleri seviyeye asla gelemedim. Nedendir bilmem…

Aradan yıllar geçtikten sonra, 7. filmin haftaya yayına giriyor olmasının şerefine, kız arkadaşımla birlikte 6 filmi baştan sona izledik. 4-5-6-1-2-3 sırasını takip ettik. Çok zor olmuyor takibi; eğer merak edenler varsa. Hani bir olayın sonucunu izleyip, sonra gelişimini öğrenmek gibi oluyor. Bizi asıl endişelendiren görüntü kalitesiydi. “Düşük” kalitede olanları aradan çıkaralım da, daha “modern” olanlar sona kalsın diye böyle bir sıra takip ettik. Star Wars ile ilgili ilk şaşırmayı burada deneyimledim: 2005 yılında “remaster” edilen versiyonun 4-5-6 serisi neredeyse modern çekimler gibi! Enfesti. Tamam, değişik yaratıklar ve türler halen rezalet kuklalardan ibaret; onu hiçbir teknoloji değiştiremez (film tekrar çekilmediği sürece). Ancak yine de, beklediğimin aşırı üzerinde bir kalitedeydi.

“Neden o kadar önemli ki?” diye soranları duyar gibiyim. Benim için çekim kalitesi önemli… Benim için bilime ne kadar uyulduğu önemli. Senin veya onun için olmayabilir, benim için önemli. Eğer ses dalgalarının yayılacak ortam bulamadığı uzayda geçen bir filmde dan dun ateş sesleri duyuyorsanız, bilin ki çekenlerin fizikten haberi bile yok. Dolayısıyla fizik, felsefe, vb. alanlardaki mesajları iletirken mutlaka bir şeyler eksik kalacak. Çünkü artık bu tür filmlerin izleyici kitlesi, sırf Hollywood filmi izlemek isteyen insanlar değiller. Donanım, deneyim, eğitim, kültür miktarı eski zamanlara göre çok daha yüksek kitleler… En azından bu insanları barındıran kitleler… Dolayısıyla çekim kalitesi, CGI efektleri, fiziksel fenomenlere uygunluk gibi kriterler, film yapımcıları ve senaristlerin bundan sonra her zaman ensesinde olacak endişeler bana kalırsa…

Her neyse, sonuçta görüntü kalitesi epey başarılıydı “remaster” edilmiş olması dolayısıyla. Velhasıl 4-5-6 beni hüsrana uğrattı. Tamam, eğlenceli filmler. Tamam, ilginç olaylar var. Örneğin Obi-Wan’ın 6 bölüm sonucunda aslında başından beri hatalı olmadığı, Anakin’in gerçekten de güce dengeyi getireceğini son sahnelerde görüyoruz: İçerisindeki iyiliği oğlu Luke çıkarıyor ve Luke’un kendi efendisi olan Palpatine/Lord Sidious’u öldürmesine izin veriyor. Böylece Sith yeniliyor, güce denge geliyor. Bu tür serilerin son bölümlerinde, ilk bölümlere göndermeler yapılması beni hep heyecanlandırmıştır. Bu da güzel bir noktaydı bana kalırsa…

Lakin bir gerçeği kabul edelim: 4-5-6’nın 2 ana olayı var:

  1. Filmin adı kesinlikle “R2D2 ve C3PO’nun Maceraları” olarak değiştirilmeli… Zira olayların %70’inden fazlası bu ikilinin etrafında dönüyor ve onların gözünden anlatılıyor. Bu illa bir sorun olmak zorunda değil; ancak sanki biraz daha farklı açı katılabilirdi gibime geliyor; çok gözüme battı.
  2. Konsept hep aynı: İşin boku çıkıyor, Luke herkesi kurtarıyor. Yani galaksinin gördüğü en öldürücü silah, 2 ayrı bölümde, toplamda 2 defa berbat bir patlama efektiyle patlatılıyorsa film kendini tekrar ediyor demektir.

Bu kısır döngü Star Wars‘un eski serisinin benim için hayal kırıklığı olmasına neden oldu. Ama varsın olsun, eğlenceliydi. Yani sıkılmadım izlerken şahsen. Fakat bu tür bariz olduğunu düşündüğüm sıkıntılar varken, gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu serisi olduğunu falan iddia edenleri görmek beni düşündürüyor. Sahne sahne tartışıp da bokunu çıkarmayacağım şimdi; fakat biraz daha sakin olmak lazım sanıyorum bu tür iddialarda bulunmadan önce.

Filmle ilgili en büyük sıkıntılarımdan biriyse, baştan sona din propagandasından ibaret olması… “Force” denen şey, bildiğimiz “din”. “Jedi” denenler, bildiğimiz “hacılar”. “Sith” denenler, bildiğimiz “kafirler”. George Lucas, Methodist bir Hıristiyan ve şu anda da Doğu Dinleri’ne tapınan ve Force’u onların öğretileriyle bağdaştıran bir eleman. Dolayısıyla Hıristiyanlık arkaplanı ile Doğu Dinleri’ni birleştirmiş, Qi ve Yin-Yang gibi felsefelerini bolca serpiştirmiş filme… Ancak yine de bazı yerlerde Doğu Dinleri’nden ziyade Hıristiyanlık propagandasına çok kaymış. Bazı sahnelerde bu o kadar bariz hale geliyor ki, “Öeh!” dedirtiyor.

Örneğin aşağıdaki sahne… Gerçi burada Force’u bir Sith savunuyor; ancak yanılgıya düşmemek lazım – çünkü bu ekstrem bir örnek. Normalde Sith’lerin Force’a “saygısı” hep Jedi’larınkinden farklı gösterildi film boyunca; burada bir “3. kişiye karşı” savunu olduğundan sanki Sith’ler de Force’a çok saygı duyuyormuş gibi bir algı oluşuyor):

 

Ama neyse, hadi ona da göz yumalım…

Gelelim 1-2-3 serisine… Her ne kadar “gerçek Star Wars aşıkları”nın 4-5-6’ya hayranlık duyduğunu sık sık duysam da, şahsen ben 1-2-3’ü çok daha fazla sevdim. Bana kalırsa 4-5-6 üçlüsünün toplamı, 1. filmden daha eğlenceli. Ancak 2’de gerçekten “başarılı” seviyeye ulaştı film, 3 ise bana kalırsa “muazzam” idi. Sebebini bilmiyorum… Daha fazla gerçekçi aksiyon (özellikle de saber fight), daha fazla içine çeken kurgu, daha heyecanlı gelişmeler, 4-5-6 ile daha bağlantılı sahneler, olayların netleşmesi, çok daha iyi efektler, vb. olabilir.

Şunu söyleyebilirim: Eğer ki şu anda 7. filmi heyecanla bekliyorsam, sebebi 2-3’tür.

İşin özü, hala kendimi insanların gururla taşıdıkları “Star Wars Manyağı” etiketiyle tanımlamıyorum. Ancak yıllar sonra hexalogy yapmak (6 filmi birden izlemek), hem konuyu bir bütün olarak kavramamı sağladı, hem de daha eleştirel yaklaşmama katkı sağladı. Sonuçta nasıl ki Matrix’i “dövüş filmi” olarak izleyenlere gülüp geçiyorsak ve arkasındaki felsefeye odaklanıyorsak, Star Wars’u da sadece bir “savaş filmi” olarak göremeyiz. Daha eleştirel bakmak zorundayız.

Bu nedenle kendisini Star Wars hayranı olarak tanımlayan ancak filmi en son 15 yaşında izlemiş olanlara oturup bir hexalogy yapmalarını tavsiye ederim.

İyi seyirler, Alllah yardımcınız… Şey… Güç sizinle olsun.

Not: Aşikar ve yazıda belirttiğim nedenlerle tabii ki Sith’ten yanayım. Jedi’ların çarpık Force algısına yenik düşmeyin kardeşlerim. Karanlık tarafa gelerek, Force’un gerçeklerini öğrenin. Unutmayın ki Jedi’ların “Karanlık” diye nitelediği, her şeyimizi mümkün kılan ve Force’u “gerçekleriyle, gerçekten” anlamamızı sağlayan taraftır. Dolayısıyla, genç yaşta kaybettiğimiz, “Jedi teröristleri tarafından katledilen” büyük üstat Darth Maul’a gelsin:

Advertisements

One thought on “Star Wars Hexalogy Sonrası Fikirler…

  1. Son link kırılmış. Bir de yenilenen versiyonlarda epey bir CGI eklemesi yapılmış, hatta insan tarafından canlandırılan bir karakter kaldırılıp yerine CGI bir karakter getirilmiş, adını unuttum şimdi. Kuklalar değişemez diye bir şey olmadığını düşünmüyorum o yüzden.
    Bunun haricinde, insanların ilk filmleri bu kadar çok sevmesinin nedenlerinden biri de o kuklalar aslında. Birçok kişi 1-2-3’te bu kadar çok CGI kullanılmasını eleştiriyor.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s