Dünya Ekonomisi ve Ülke Borçları/Üretimi Hakkında 2 İlginç İnfografik ve Analizler

Geçtiğimiz günlerde aşağıdaki tweet’i attım ve birçok insanın ilgisini çekti bu bilgi, buraya da ekleyeyim bulunsun:

Bu bilgiyi edindiğim kaynak, aşağıdaki infografik… Tüm Dünya’nın birbirine olan ve toplamda 59.7 trilyon dolar olan borç dağılımına bakmak ilginç bilgiler veriyor: world-debt-60-trillion-infographic Bu paylaşımım üzerine gelen ilk soru, Türkiye’nin de Yunanistan kadar kötü bir duruma düşüp düşmeyeceği ve düşebilecekse neden hala düşmediği ile ilgiliydi. Buna tam cevap verebilecek bir ekonomi bilgim yok. Fakat kendi bilgilerim çerçevesinde düşündüğümde vardığım ilk sonuç, Türkiye’nin üretim kapasitesinin Yunanistan’ınkinden fazla olmasından ötürü borç taksitlerimizi ödeyebiliyor olmamızdı. Verilebilecek ikinci olası cevap, Türkiye’deki akıl almaz derecede abartılı vergiler… Biz de tıpış tıpış ödediğimiz için (Yunanistan’daki %40’ın üzerindeki insanın aksine) devlet, halka pek de dönütü olmayan kendi borçlarından yine halkı sömürebiliyor anlayacağınız. Üçüncü olası cevap, Türkiye’deki abartılı özelleştirme ve satma merakı. Durmaksızın sattığımız Türk markalarından gelen paralar, Türkiye’yi oyalamaya yetiyor olabilir. Verebileceğim son olası cevap da, Türkiye’nin kreditörleri ve anlaşmalarının Yunanistan’ınkinden farklı tipte olması ve koşullar sunması olabilir. Bu sayede Türkiye geçici olarak idare ediyor kendisini. Bana kalırsa, kendilerinden öncekilerin ekonomik başarılarından kredi almayı bilen ve ekonomik manipülasyonu çok iyi bilen AKP, Türkiye’nin pamuk ipliğine bağlı ekonomisini bir koz kartı olarak saklamayı sürdürüyor. Örneğin 2015 itibariyle HDP’ye olan destek nedeniyle bütün planları alt üst olduğundan, devlet terörü kartını devreye soktular. Halkı bombalıyorlar, PKK’yı azdırıyorlar, IŞİD gibi gerçek terör örgütlerine müdahale etmiyorlar, vs. Ancak bunlar halka giren çıkanın pek olmadığı, olan her şeyin gariban Türkiye çocuklarına (“asker” adı altında katle gönderilen zavallı insanlarımıza) oluyor. Fakat bu hiçbir şey değil. Türkiye’yi ekonomik dengesizliğe sokabilecek güçleri var. Bunu yaptılar mı, “Bakınız biz gittik ne oldu?” demek onlara çok daha kolay gelecektir. Ve bu hırsları, milyonlarca insanı aç bitap düşürecektir. Ama onlara da istediklerini verecektir, “Aman düzen gelsin de AKP’den gelsin gelecekse…” mantığı güdüleceği için… Her neyse, siyasi analizi bir kenara bırakalım; ekonomiye dönelim. Bu infografik üzerinden birkaç tespiti paylaşayım:

  • Amerika Birleşik Devletleri, Dünya ekonomisinin %23.3’üne sahipken, Dünya’daki borçların %29.9’unu bünyesinde barındırmaktadır. Borç-GSMH oranı IMF’ye göre %103.4’tür. Bir diğer deyişle, sürdürülebilir bir ekonomisi olmadığı söylenebilir.

 

 

  • Japonya Dünya ekonomik üretiminin sadece %6.18’ine sahipken, borçların %19.99’unu omuzlarında taşımaktadır. Bu, Japonya’nın da ipe yürüdüğünün en güzel örneklerinden birisidir.

 

 

  • Çin, bazı ekonomik göstergelere göre Dünya’nın en büyük ikinci, bazı diğerlerine göre birinci büyük ekonomisidir. Tüm üretimin %13.9’una sahiptir. Peki ya borçların? Sadece %6.25’ine! Borç-GSFH oranı %39.4’tür! Bu nedenle Çin sürekli bir büyüme ve güçlenme halindedir.

 

 

  • Dünya’nın en çok borca sahip 15 ülkesinden 7 tanesi Avrupa ülkesidir. Rusya’yı çıkaracak olursak, Dünya borçlarının %26’sı Avrupa’nın omuzlarındadır.

 

Daha çok şey söylenebilir; ancak şu ikinci infografiği de vereyim çok uzatmadan. Yukarıdaki bilgilerde de kullanılan bazı verileri içerisinde barındırıyor. Bu infografikte, Dünya Ülkelerinin Ekonomik Güç Yüzdesi görülüyor: map-brilliantly-divides-up-world-economy İnfografikte sadece Gayrı Safi Milli Hasıla (GSMF) kullanılmamış, aynı zamanda her ülkenin ana sektörlere (tarım, servis ve endüstri) dağılımı da porsiyonlar olarak gösterilmiş. Bu açıdan oldukça faydalı bir görsel. İşte tam olarak bu nedenle, yukarıdaki sorulardan birine cevap verebiliyoruz, ki Twitter’dan şöyle paylaşmıştım:

Eurostat’ın 2010 verilerine göre Türkiye’nin Borç-GSMH oranı %42.4… Berbat sayılmaz; ancak çok iyi de değil. Ayrıca tabii kİ, GSMH’nın nereden geldiği, yıllardan yıllara trendleri ve eminim benim bilmediğim birçok diğer faktör de çok büyük öneme sahip, bu sayıları yorumlayabilmek için.

Gelecekte bu dengeler nasıl değişir bilmem…

Ancak iki infografiğin insanların Dünya algısına katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s