Zorunlu Askerlik Hakkında Ne Düşünüyorum?

Soru: Zorunlu askerlik hakkında ne düşünüyorsun?

Cevap:

Askerliğin bir zorunluluk değil, bir meslek olduğunu düşünüyorum. İnsanların askere zorlanmaması gerektiğini; tam tersine, gerçekten asker olmak isteyecek kadar vatanseverlerin asker olmaları gerektiğini düşünüyorum. Askerliğin bir “ata sporu” değil, “profesyonel bir meslek” olduğu kanısındayım.

ABD’nin sistemini çok isabetli buluyorum açıkçası. “Paralı asker mi olur yeaa” diye eleştiriliyor olsa da, askerlere muazzam bir saygı duyuluyor, onlara özel günler var, herkes “onurlu bir meslek” olarak görüyor. Bir dolu “benefit” adı verilen faydaları var asker olmanın. Yani teşvik ediyorlar insanları asker olmaya ama zorlamıyorlar. Ki bence zorlanması, insan haklarına aykırı. Bizdeki değeri görüyorsunuz. Giderek kötüleşen bir askeri eğitim var ve bizde saygı duyulan tek asker, şehit olan asker. Artık ona bile saygımız kalmadı, umursamıyor kimse. Gördük geçenlerde gazilere yapılanları…

Milliyetçi biri asla değilimdir; ancak realist olmamız gerekiyor: Dünya, şu anda toz pembe bir yer değil ve bu sebeple devletler toprak bütünlüklerini ve toplumlarını korumak için askerlere, silahlara, ölüm araçlarına ihtiyacı var. Dolayısıyla Türkiye’nin ve herhangi bir X ülkesinin kendisini savunmasını falan anlıyorum. Ancak bunu yapış biçimi konusunda Türkiye’nin sıkıntıları olduğu kanısındayım. İlber Ortaylı ve Celal Şengör gibi isimlerin bana katılmayacağını düşünüyorum ve onların bu konudaki tarihi bilgileriyle boy ölçüşemem elbet. Ancak yine de, buradaki sistemi ve “onurlu meslek” kavramını gördükçe, Türkiye’de bir şeylerin kesinlikle yanlış olduğuna daha fazla ikna oluyorum.

Buradaki en temel eleştiri şu noktada geliyor: “Oh ne ala memleket, hem ülkenin kaynaklarından faydalan, sana baksın, büyütsün, başını sokacak bir yer versin; sonra savunmaya geldiğinde askerlik yapmam de, ne güzel iş yeaa.” Bir miktar haklılık payı var; ancak büyük oranda haksızlar. Çok uzun bir tartışma konusu bu; ancak kimse doğacağı yeri kendi seçmiyor, kimse doğduğu yer için “varsayılan ayar” olarak ölmeyi göze almak zorunda bırakılmamalı. Bir diğer gözden kaçırılan nokta da, “devlet”in zaten bu söylenen şeyler için (bakmak, büyütmek, kollamak, vs.) için var olduğu gerçeğidir. Bizde vatandaş devlete hizmet ediyor. Yok öyle bir dünya… Devlet vatandaşı kölesi olmak durumundadır. Bu yüzden vardır. Devlet, kendi savunma araçlarını sağlayamıyorsa, bu devletin çözmesi gereken bir sorundur. İnsanları askere zorlayarak bu iş çözülmez. O yüzden diyorum ABD’nin sistemi güzel diye: o kadar çok fazla benefit (fayda) ve privilage (ayrıcalık) sunuluyor ve milletperver damar o kadar besleniyor ki, muazzam sayıda asker bulabiliyorlar. İnsanlar “Ben asker olacağım!” diyorlar, “Off, nasıl tecil ettirsem, nasıl kaçsam şu mecburiyetten.” veya “En verimli çağda bilmem kaç ay yalan oluyor.” demiyorlar. 🙂

Bu iş böyle olur, zorlamayla değil.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s