Sonsuz Bir Hiçlik Bende Karamsarlık Yaratıyor Mu?

Soru: Sonsuz bir hiçlik sende de karamsarlık yaratmıyor mu ?

Cevap:

Hayır ve açıkçası yaratanlarda da neden yarattığını anlamıyorum. 🙂 Hayır birisi bizi vaatle mi gönderdi de Dünya’ya, ömrümüz bitince hiç olacağız diye üzülüyoruz? Çok karamsar bir bakış açısı bence… Bana kalırsa daha ziyade, insanlar “hiçlik” kavramına çok fazla anlam yükledikleri için, toplumsal bir histeriye kanarak karamsarlığa kapılıyorlar. Hani “Bak hiçlikten herkes karamsarlık duyuyor, sanırım ben de duymalıyım.” gibi bir şey… Bana bu çok saçma geliyor. Hiçliğin güzel bir tarafı budur (olumlu tarafından bakın): ona anlam yükleyemezsiniz. Çünkü “hiç”tir. 🙂

Ben hayatta olduğum için çok mutluyum, öleceğim için de hiç üzülmüyorum, korkmuyorum, karamsarlığa kapılmıyorum. Kimseye vaatlerde bulunarak ya da kimseden vaatler alarak bu Dünya’ya gelmedim. Yoktum, var oldum, yok olacağım. Yani aslolan zaten yokluktu, varlık burada geçici bir durak. Aslolan zaten hiçlikti. Bu geçici duraktan alabildiğin kadar zevk alıp, olabildiğince faydalı bir eser bırakarak gitmek gerekiyor bence. Çünkü bedenler ölüyor; ancak eserler yaşıyor. Bugün seninle şu anda anlık olarak iletişim kurabiliyorsak, bunu geleceğe bir eser bırakmak isteyenler ve onların emekleri sayesinde kurabiliyoruz. Bence bu, bütün karamsarlığı söküp atan bir şey. Sen yok olsan da nefes alan, herkesin parmaklarına, gözlerine, kulaklarına, hayatlarına dokunan bir şey bırakabilmek… 🙂

Neşeli ve uyumlu olmak lazım hayatta bence. Polyanna gibi değil elbet, gerçekçi ve 5 (artı kaç tane varsa o kadar) duyuyu sonuna kadar açarak incelemek, sorgulamak, araştırmak, merak etmek gerek. Yaşamışız, ölmüşüz… Bence teferruat olan bunlar. Fakat gözümüzün içine sokulan, önemliymiş gibi gösterilenler de bunlar. Ben bunu kabul etmiyorum.

“Nasılsa öldükten sonra sonsuza kadar mutlu, mesut, sevdiklerimle, dertsiz, tasasız, sıkıntısız yaşayacağım.” koca, şişman bir yalan bence. İnsanları kısıtlandıran, boyunlarına, ellerine, ayaklarına ve daha fenası zihinlerine vurulan bir zincir. Bunu mu tercih etmek lazım, yoksa “Bu var olan tek yaşantım, bundan olabildiğince iyi faydalanmalı ve benden sonrakilerin tutunabileceği bir dal yaratmalıyım. Çünkü bu tek şansım.” fikri mi? Senin fikrin ne bilmem ama, sonsuz dolar param olsa, ben her seferinde ikincisini seçerdim sanırım. 🙂

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s