Bilinçsiz Atomlar Nasıl Bilinç Oluşturabilirler?

Soru: Atomların hiçbirinde bilinç yokken nasıl birleşip bilinci oluşturabilirler ? Veya aynı şekilde kendi başına bir tat vermeyen atomlar nasıl birleşip tatlı elmaları oluşturabilirler?

Cevap:

Bu soru ne yazık ki bilimi geçtim, hayatın en temel ilkelerinin anlaşılmadığını gösteriyor. Yapay meyve suları elmadan yapılmıyor, nasıl elma tadını veriyor demek gibi bir şey. Ya da hiçbir tuğla bina değil, bir araya gelip nasıl bina oluşturuyorlar demek gibi… Ya da elektronların bilinci yok, birbirlerini itmelerini gerektiğini nereden biliyorlar demek gibi… Herhangi bir şeye uyarlanabilir. Tüm bu sorular, hayata dair hiç kafa yorulmadığının, bilimle hiç uğraşılmadığının göstergesi. Üzücü ama düzeltilemez değil.

Tat dediğimiz şey, belli moleküllerin, belli sinirleri uyarması sonucu elektrik sinyalleri üretilmesi ve bunların beyinde değerlendirilmesinden ibaret. Bilinç de aynı şekilde. Hatta öyle ki, beyindeki sadece birkaç ufak bölgeyi susturduğumuzda her işlevimiz çalışmayı sürdürüyor ama bilincimiz tamamen iptal edilebiliyor. Böylesine mekanistik bir sistemden bahsediyoruz.
O tada ve bilince neden olan moleküller, atomlardan oluşuyor. Dolayısıyla atomların bilince sahip olmasına gerek yok. Zaten bilinç denen şey de, atomların evrimsel süreçteki seçilim ve elenme süreçlerinin bir sonucu. Tıpkı dışkı ya da idrar gibi (ama nedense kimse “Atomların hiçbiri dışkıya sahip değilken biz neden dışkılıyoruz?” diye sormuyor). Atomlar hiçbir şeyi bilerek inşa etmediler. Zaten o yüzden sistemlerimiz sürekli arıza veriyor, her 3 insandan 1’i hasta geziyor, Dünyada bu kadar ölüm var, vs.

Evrendeki tüm karmaşık sistemler, çok daha düzensiz olan öncül sistemlere enerji akışı nedeniyle yavaş yavaş daha düzenli hale geliyorlar. Tıpkı bir kumsalın başta karmakarışık olması ama düzenli olarak gidip gelen dalgalar nedeniyle düzenli tepecik ve çukurcukların oluşması gibi. Bu süreçte her karmaşık yapı, kendisiyle birlikte veya kendisinden önce var olanlara göre ya varlığını daha zor koruyup yok oluyor, ya da onlardan daha iyi olduğu için varlığını koruyor ve daha da karmaşık yapıların üzerinde oluşmasını sağlıyor. Bu, galaksilerden tut da canlılara kadar aynen geçerli. Sadece canlılarda anlamak ve formülize etmek daha kolay. Ki buna, Evrim Teorisi diyoruz işte.

Uzun lafın kısası: tat dediğin şey, bir molekülün beyninde yarattığı elektrik sinyalinden ibaret. Beyindeki ufacık bir değişimle o tadı tat olarak değil, kırmızı renk olarak yorumlamanı sağlayabilirim. 🙂 Birebir aynı atomlar ve moleküller olmasına rağmen! Sistemlerin yapıtaşlarının sistemin tamamının bilgisine sahip olmasına gerek yoktur. Bu hatalı varsayımdan ötürü bu soruları soruyorsun. 🙂

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s