Kredi Geçmişi (Credit History) Hakkında

ABD’de yaşayacaklar için kredi geçmişi, firmalarla aranızdaki “maddi güven” anlamına geliyor. Dolayısıyla çok önemli. Çok basit bir mantığı var: eğer ki yeterince uzun bir süredir faturalarınızı zamanında ve eksiksiz olarak ödeyebiliyorsanız, AT&T gibi telefon firmaları, araba satıcıları, beyaz eşya satıcıları, elektronik satıcıları, vb. firmalar size güvenebiliyorlar ve Türkiye’deki “taksit” olayının karşılığı olan finansman (financing) olabiliyorlar/yapabiliyorlar. Benzer şekilde, o reklamlardan, sağdan soldan veya ABD’ye gidenlerden duyduğunuz “50 dolara son model telefon” olayı olan “kontratlı telefon” da sadece kredi geçmişiniz güçlüyse yapabileceğiniz bir şey. Bir diğer açıdan ele almam gerekirse: eğer ki kredi geçmişiniz (veya kredi puanınız = credit score) iyi değilse, her şeyi tam fiyatıyla ve nakit olarak ödemeyi göze almanız gerekiyor. Ne taksitli alabiliyorsunuz ne de gerçek indirimlerden ve kampanyalardan yararlanabiliyorsunuz…

Kredi geçmişi birçok kredi firması tarafından ayrı ayrı tutuluyor. Her firma (AT&T, Bank of America, BestBuy, vs.) kendisiyle anlaşmalı olan firmalara sizin kredinizi soruyor. Örneğin Bank of America, en büyük 3 kredi firmasıyla anlaşmalı, onlardan bilgi alıyor. Aldığı bilgi sizin kredi puanınız. Bu puan, 40 ila 820 arasında değişen bir puan.

Bu puan, eğer ki adınıza olan faturaları zamanında öderseniz, kredi kartı borcunuz yoksa, kredi kartlarınızı düzgün idare edebiliyorsanız, vs. yavaş yavaş birikiyor ve artıyor. Eğer ki kredi kartı borcunuzu ödeyemiyorsanız, hızlı bir şekilde kredi puanınız düşüyor. Normalde, her şeyi düzgün yapan bir insanın kredi puanı 600-790 arası oluyor. 800’lere ulaşmak pek mümkün değil deniyor ama gerek de yok. ABD’ye yeni giriş yapan birinin kredi puanı ise tam bilmediğim bir şekilde, 40-200 arası değişiyor. Örneğin geçen sene benim kredi puanım 280 civarındaydı, bu sene ise ilk girdiğim aylarda 400 dolaylarındaydı. Şu anda ise 712.

Peki burada şu soru akla geliyor: madem kredi kartı alırken kredi puanına bakıyorlar ve madem kredi puanı, kredi kartı borcunu ödemene göre birikiyor, o zaman nasıl bu döngüyü kırıp kredi kartı alacağım ve puan biriktirmeye başlayaacağım, seni lanet olası? Güzel soru ve sıkıntı da bu zaten. Bunun pek kolay bir yolu yok. Kolay bir yolu şu: kiranıza gelen faturaları düzenli olarak ve eksiksiz olarak ödemek. Ancak bu şekilde biriktirmeniz sonsuza kadar sürecektir. Dolayısıyla diğer yöntem şu: Security Card.

Security Card’ın mantığı basit: Kendin, yeni verilecek Security Card içerisine belli bir para koyuyorsun: örneğin 300 dolar, 500 dolar, vs. Bu senin paran ve kredi kartı mantığının aksine, bankanın sana ayırdığı para değil. Bu parayı tıpkı kredi kartı gibi 12 ay boyunca kullanıyorsun. Eğer ki adam gibi borçlarını ödersen, bir yandan kredi puanın yükseliyor, bir yandan da gerçek kredi kartına adım adım yaklaşıyorsun. 12 ay sonunda yeterince kredi biriktirdiysen, kartını veriyorlar. Bir yandan tabii elektrik faturalarını falan da zamanında ödemen gerekiyor.

Buna telefon faturasını dahil edemiyoruz, çünkü kontratlı olarak telefon almak için kredi puanınızın yüksek olması gerekiyor. Yoksa vermiyorlar. Dolayısıyla oradan bir fatura gelmiyor, “Go-Phone” denen, kontörlü telefonlarla idare etmeniz gerekiyor. Ancak bunu da atlatmanın bir yolu var: AT&T gibi firmalar, eğer depozito öderseniz (o andaki kredi puanınıza ve almak istediğini hatta/telefona göre belirleniyor bu para, 100 dolarla 500 dolar arasında değişebilir), hat açabiliyorlar size. 12 ay sonunda paranızı geri alıyorsunuz, hem de kredi biriktirmiş oluyorsunuz (tabii faturalarınızı öderseniz).

Kısaca kredi puanı çok önemli bir şey. Biriktirmesi çok kolay değil ve biriktirmeye başlamak için belli bir miktar parayı geçici olarak (telefon veya Security Card depozitosu olarak) gözden çıkarmanız gerekiyor. Bunu yaptıktan sonra, sıfırdan ABD’ye giriş yapanlar için her şey düzgün yapılırsa ortalama 6 ayda yeterli kredi puanı birikiyor. Ancak düzgün yapmazsanız işlem yıllarca sürebilir.

Bir diğer önemli nokta en kısa sürede pasaportunuzdan kurtulmak. Kurtulmaktan kastım tabii ki atmanız falan değil. Pasaport yerine gerçek bir kimlik edinmek. Bunu, basitçe, bir ID (kimlik) ofisine giderek 10 dolara halledebiliyorsunuz. Ancak ABD’de yaşadığınızı gösteren 2 adet döküman gerekiyor: araba sigortası, bankadan gelen bir mektup, kira sözleşmesi, vb. Bu belgelerin üzerinde adınız ve açık adresiniz bulunmalı. Benzer şekilde, ehliyet de ana kimlik yerine geçiyor. Bunların olması, bankaların size güvenini arttıracak, kart alma sürecinizi, sadece pasaportunuzla başvurmanıza göre kat kat arttıracaktır.

Tabii bir opsiyon da kredi kartı kullanmamak. Ancak dediğim gibi, kredi tarihi ve kredi puanı sadece kredi kartı için gerekmiyor: taksitli araba alabilmek, lease yapabilmek, kontratlı ve ucuz telefon ve hat alabilmek ve hatta kimi zaman araba kiralamak için bile gerekiyor. Dolayısıyla sisteme direnmeyi kafaya koymadıysanız, burada anlattıklarımı uygulamanızı tavsiye ederim. Bunlardan başka tavsiyeler de var internette, ancak çok pratik değiller. Buradakiler, en “düzgün” yolu bu işin.

Kolay gelsin.

Not: Kredi puanınız 600’lere yakınsa (400-500 civarında) ve yüksek bir gelir gösterebilecekseniz, en kolay kredi kartı veren firma Discover’dır. Discover kredi kartını alarak kısa sürede kredi puanı da biriktirebilirsiniz. O civarlardayken büyük firmalar (Bank of America, Chase, vs.) size kart vermeyecektir. Ancak Discover’ın verme şansı oldukça yüksek.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s