ABD’nin Dünya’nın En Mükemmel Ülkesi Olmamasının Nedenleri…

ABD’de olmaktan çok memnunum (kız arkadaşımın ve ailemin burada -şimdilik- olmaması dışında) ve bu ülkeyi seviyorum. Gizleyecek saklayacak, utanacak sıkılacak bir şey de görmüyorum. Ancak her zaman olduğu gibi, tarafsızlığımı korumak veya en azından dengelemek adına, ABD’yi, kendi halkı için “mükemmel” olmaktan uzak tutan nedenleri çevireceğim. Bunlardan bazıları beni o kadar ilgilendirmiyor; ancak bazılar aşırı ilgilendiriyor (ve bunu düzeltmek için bir şeyler yapmaya hazırım; zira belli başlı direnişler haricinde Türkiye’den umudum neredeyse hiç yok; ancak bu ülkeden epey var). Aralara kendi yorumlarımı da ekleyeceğim, orjinalini merak eden gidip sondaki kaynak kısmından okuyabilir. O kaynakta verilenin tam tersi sırada gideceğim, çünkü onların 20. sıraya koyduğu şey, benim için 1. sırada olmayı hak eden öneme sahip… Neyse, başlayayım:

1. Evrimi Kabul Etmede 33. Sırada!

Amerika tüm teknolojik donanımı, bilimsel konumu ve tüm Dünya’ya rahatlıkla diz çöktürebilecek bilimsel gücünün aksine, garip bir şekilde, halkın evrimi kabul etmesi konusunda 34 ülkede yapılan bir araştırmada, en dipte bulunan Türkiye’den sonra gelen 33. ülkedir. Garip bir şekilde, bilime erişimlerinin sınırsız olması ve tüm Dünya biliminin ülkelerinden çıkıyor olmasına rağmen, bu insancıklar garip bir şekilde sakallı bir amcanın her şeyi bundan birkaç bin yıl önce 6 gün içerisinde yarattığına ve sonra kendi yarattığı insanlardan ilk ikisini koyduğu yerde konuşan bir yılanın onları kandırdığına ve yasak ettiği elmayı yedirdiğine ve sonra bu insanların günahlarını temizlemek için ilk insanların yaratılmasından binlerce yıl sonra kendi şeklinde gönderdiği kendi oğlunu, kendi yarattığı insanların öldürmesine izin verdiğine ve bu temelden çıkan binlerce hikayeye inanmaktadırlar. Evet, evrim saçma, bu çok mantıklı.
2. Cepten Yapılan Sağlık Harcamalarında 2. Sırada!

Bunun gizlisi saklısı yok. ABD, sağlık konusunda berbat. Sağlık bilimleri konusunda 1 numaralı olan ülkenin, ürettiği sağlık bilimlerini halka taşımada bu kadar kötü olması, berbat bir politik anlayışın eseri… ABD’de yılda insanlar ortalama olarak 912 dolar hastane harcamasını cebinden yapıyorlar. Komşuları kötü Kanada’da ise bu ortalama 600 dolar civarında…
3. Gelişmiş Ülkeler Arasında Çocuk Fakirliği Konusunda 2. Sırada!

Washington Post’a göre sadece Romanya, gelişmiş ülkeler arasında çocukların fakir olma durumu konusunda ABD’den kötü durumda. Bu ülkede çocuklar fakir. Tabii “fakirlik” kavramını nasıl tanımladığınıza da bağlı bu biraz. Unutmayın, gelişmiş ülkeler arasında. Dolayısıyla bizim Türkiye’de gördüğümüzden biraz farklı fakirlik anlayışları. Evet, evsiz çok; ancak Harley Davidson bot, pantolon ve ceketli o kadar çok evsiz var ki, insan sorgulamadan edemiyor.
4. Amerikalıları Sevmeme Konusunda 3. Sırada!

Evet, garip ama, bu kadar karmaşık ve karışık bir ülkenin kendine has sorunu olarak, Amerikalılar’ın “diğer Amerikalıları” sevmemesi gibi bir durum söz konusu. Aslında bu da aşırı büyük bir sorun değil, çünkü “sevmeme”den kasıt, genelde farklı politik kutuplardakilerin birbirlerine karşı olması durumu… Hadi ama, hangi ülkede farklı politik kutuplar birbirleriyle sevişiyor ki?
5. Mutluluk Konusunda 11. Sırada!

Columbia Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre ABD Dünya’nın en mutlu 11. ülkesi. Bu “iyi” mi “kötü” mü bilemedim, çünkü Dünya’da 230’dan fazla ülke var… Ancak sanıyorum araştırma bunların hepsinde yapılmamıştır. Yine de, 11 fena değil; ancak ABD gibi bir ülkenin bu sıralamayı beğenmemesi mantıklı. Hedef ilk 5’e girebilmek…
6. Hapse Atmada 1. Sırada!

Evet, Tayyip gelmiş geçmiş en gözü dönmüş diktatörlerden olabilir. Ancak beterin beteri var… ABD, birey yoğunluğunun da hesaba katılarak yapıldığı bir araştırmada, hapiste bulunan insan sayısı bakımından 1. sırada yer alıyor. Burada etik bir soru sorarak konu kilitlenebilir: hapse atmak iyi bir ceza mı, yapıcı mı, vs.? Ancak şu açıdan da yaklaşılabilir: burası kurallar ülkesi ve uymazsan, cezası neyse çekersin, hapsi boylarsın. Ha, cezanın hapis olması tartışılır belki; ancak bizdeki gibi adaletin uygulanmamasından bin kat iyi olduğu kesin.
7. Yaptığı İşe Kendini Adama Konusunda 5. Sırada!

Bu da acayip bir sıralama, ama vermek istedim. ABD, vatandaşlarının kendilerini işe adaması konusunda 28 dakikalık bir ortalama ile 5. sırada. Bu, İspanya, Litvanya ve İngiltere’den daha düşük bir sıralama demek. Düşünsenize, İspanya ya… Adamlar 24 saat içinde 3 saat ya çalışıyorlar, ya çalışmıyorlar, geri kalan ense yapmakla geçiyor ve “kendini işe adama” konusunda daha iyi konumdalar. Belki de siesta (“yan gelip yatma”) işe yarıyordur, kim bilir?
8. Cinsiyet Eşitliği Konusunda 22. Sırada!

Filipinler gibi politik denge konusunda çarpık bir ülke bile bu konuda ABD’den iyi bir konumda… Evet, burası fırsatlar ülkesi, ona şüphe yok. Ancak o fırsatların eşit olarak dağıldığını kimse söylemedi, ne yazık ki… Bunu tersine çevirmek için ellerinden geleni yapıyorlar, o ayrı. Obama’nın da bu konuda katkısı çok büyük oldu, altını çizmek lazım. Ancak yine de alınacak çok yol var.
9. Bebeklerin Hayatta Kalması Sıralamasında 47. Sırada!

Bu garip bir sıralama… CIA Factbook’a göre ABD’de doğan her 1000 bebekten 6.06’sı ölüyor. Monako Prensliği’nde (haritada ezbere yerini bilen var mı?) bu oran 1.79. İnanılmaz… ABD’nin bunu düzeltmesi şart. Belki de sağlık sektörünü düzeltmekle işe başlamalı ki annelerin yavruları doğmadan ölmesin…
10. Emeklilik Güvencesinde 11. Sırada!

Amerikan rüyası herkesin peşinde olduğu bir şey, buna şüphe yok. Ancak o rüyadan uyanıp, emekli olduğunuzda, ABD’nin size sunacakları belki de en iyisi olmayacak. Danimarka, Kanada ve Şili gibi ülkeler, emekliliğinizi geçirmek için daha iyi opsiyonlar olabilir. Fal yorumu gibi oldu bu son cümlem, ama öyle… 🙂 Ama tabii, o rüyayı yaşarken yaptığınız paraya da bağlı bu durum… Yılda 200.000 dolar yaparak 50 sene çalıştıktan sonra emeklilik güvencen olsa ne olur, olmasa ne olur…

11. Silah İthalatında 1. Sırada!

Şaşırmadınız değil mi? Ben de hiç şaşırmadım. Sadece 2008 senesinde 714 milyon dolar değerinde silah ithal edildi. ABD’nin en yakın takipçisi bundan 153 milyon dolar daha az harcadı. Bilin bakalım o silahlarla kimler vuruluyor…
12. Küresel Bağlantılar Açısından 89. Sırada!

Bu da aşırı abartılı bir sonuç gibi geliyor bana ama sayılar böyle… Küresel bağlantıdan kastım, halkın dış dünyayla olan bağlantısı… Hani diğer ülkeleri gezme, onlarla kültürel iletişimde bulunma gibi… Ancak bir dakika! Tüm Dünya senin ülkendeyken, neden dış dünyayla bağlantı kurasın ki? Sadece “büyük” etnik grupları sayacak olursam ABD’deki: Alman, Afro-Amerikan, İrlandalı, Meksikalı, İngiliz, Yerli Amerikalı, İtalyan, Polonyalı, Fransız, İskoç, İskoç-İrlandalı, Alaska Yerlileri, Hollandalı, Porto Rikolu, İsveç, Çinli, Rus, Asya Hintleri, Batı Hintleri, Filipinliler, Fransız Kanadalı, Gallerli, Kübalı, Salvadorlu, Arap, Vietnamlı, Çek, Macaristanlı, Portekiz, Koreli, Dan, Yunan. Bunlar sadece “dikkate değer büyüklükteki” gruplar. Gerisini siz düşünün.
13. Eğitim Performansında 17. Sırada!

Okulları Dünya’da ilk 10’u işgal edip, ilk 100’ün %80’ine sahip olsa da, ABD kendi öğrencilerini iyi yetiştirmek konusunda sıkıntılar çekiyor. Finlandiya, Singapur ve Güney Kore’deki üniversite altı eğitim, ABD’den daha iyi durumda. Yapma ABD, bu yapılmaz…
14. Cinayetlerde 7. Sırada!

Evet, bu da haberlerde sık duyduğumuz konulardan biri. ABD’de 2010 yılı içerisinde 14.748 cinayet işlendi. Evet, bu konuda bir Dünya devi olan Hindistan’ın aynı yıl içerisindeki 42.726 cinayeti ile boy ölçüşemez ama yine de… Çok fazla ABD için, sakin olun millet… Gidip poligonda stres atın!
15. Gelişmiş Ülkeler Arasında Asgari Ücretin Alım Gücü Sırasında 10. Sırada!

ABD’de sürüp giden asgari ücret protestolarını duydunuz mu? Aldığınız asgari maaşla o protestolara katılmakta bile iyi şans dileklerime ihtiyacınız var. Zira o para, protesto yapmaya bile yetmez. “O para” dediğim, saatte 7.50 dolar civarında, haftada 40 saat, ayda 160 saatten 1500 dolar ediyor. “Asgari” anlayışlarımız ne kadar farklı, değil mi? 🙂 Ama illa asgari maaşı iyi ülke istiyorum derseniz, Belçika, Fransa ve Hollanda sizin ülkeleriniz olacaktır. İşte bu yüzden okumanız gerekiyor, meslek edinmeniz gerekiyor ve asgari maaşa muhtaç olmamanız gerekiyor.
16. Plastik Cerrahi Konusunda 1. Sırada!

Bu ülkede insanlar yüzlerini, kıçlarını ve memelerini beğenmiyor. Manyak mısınız la? Ülkede 5950 tane plastik cerrahı var ve bu, tüm Dünya’nın %18.7’sine eşit. Kendinizi olduğunuz gibi sevin yav, kasmayın.
17. Basının Özgür Olduğunun Düşünülmesi Konusunda 15. Sırada!

ABD’nin gurur duyduğu özelliklerinden biri, basınının tamamen özgür olmasıdır. Evet, basını taraf tutar, ancak iki tarafın da eşit söz hakkı vardır. Fakat ne yazık ki, yapılan araştırmalarda halkın “sadece” %87’sinin basının özgür olduğunu düşündüğü anlaşılıyor. Sadece, ne hoş bir kelime değil mi? İşte, Dünya devi olunca, halkın %87’sinin basının özgür olduğunu düşünüyor olması sana “az” gelir. Bizde kaç kişi düşünüyoracaba? AKP yalakaları haricinde kalan kısmın %1’i falan düşünüyorsa iyidir. Bu konuda en başarılı ülkelerse İrlanda, Avusturalya ve Almanya.

18. Yozlaşmışlık Konusunda 24. Sırada!

Devletin ve iş adamlarının parasal olarak yozlaşmışlığı konusunda 24. sırada yer alıyor. Eh, ABD’liler bunun sahip oldukları “Wall Street” sebebiyle olduğunu düşünüyorlar. Eğer sizin de Wall Street’iniz olsaydı, siz de paragöz olurdunuz, değil mi? Hem bizde o “sokak” yok, ama yine de paragözün dibiyiz. Bir de olsa, halimiz nice olurdu.
19. Akademisyen Başına Düşen Öğrenci Oranında 12. Sırada!

Tüm Dünya’nın gözü ABD üniversitelerinde, bunun aksini kimsenin tartışacağını sanmıyorum. Ancak bu durum, akademisyen yetiştirmeyi zorlaştırıyor (hele bu kadar Çinli ve Hintli bir araya toplanırsa, ne yapsın adamlar, haklılar?). Bu sebeple ister istemez sınıflar kalabalık oluyor. Ne kadar mı kalabalık? Eh, bir sınıfta en fazla 40-50 kişi diyelim. Evet, U3’te 250 kişiyle aldığınız Calculus’leri hatırladınız mı? Onun 5’te 1’i kadar falan işte; ama “kalabalık”…
20. Hastane Yatakları Konusunda 30. Sırada!

Çok ilginç bir istatistik, yine sağlık konusundan… ABD’de her 100.000 kişiye 31 hastane yatağı düşüyor. Bu sayı abartılı küçük gelmesin, çünkü hemen hemen her yerde böyle. Japonlar ise başlarından geçenlerden ders almışlar ve 1. sıradalar. Oranları ne mi? Her 100.000 kişiye 140 yatak düşüyor. Gerisini siz düşünün, biz her 100.000 kişiye baba düşüyor sanırım. 😀 Her neyse, kısaca ABD sağlık sorununu hallederse, bu listenin önemli bir kısmından kurtulacak gibi…
Evet, böyle… Halen rastgele bulacağınız her ülkeden bin kat iyi durumda ABD; ancak onu “mükemmel” olarak kategorize etmemize engel olan (tabii bu kişisel bir konu aynı zamanda) nedenler bunlar. Hiçbir ülke kusursuz değildir elbette; ancak bu sorunları görüp çözmeye çalışmak erdemdir bana göre. Bilmiyorum ne kadar üzerine düşüyor ABD bunların ya da ne kadar başarılı… Ancak farkında olduklarını biliyorum.
Bilginiz olsun.
Kaynak

Kendi deneyimlerimizle de bazı eklemeler yapalım, illa çevirilere bağlı kalmayalım:
21. Ateşli Silahlar Konusu

Haberlerde görmüşsünüzdür; isteyen herkesin lisanslı (veya lisanssız) olarak silah taşımasının uygun olup olmadığı tartışılıp duruyor. Bu, ABD’nin kuruluşundan beri var olan bir durum. “Silahlanma Hakkı” olarak anayasanın 2. maddesi şeklinde yer alıyor. ABD, İngiltere’nin zulmüne karşı bireysel olarak silahlanıp ayaklanarak teknik olarak halk devrimi yaptığı için, bunun her an tekrarlanması gerekebileceği düşünülerek silahlanma hakkı halen savunuluyor. Ancak bu devirde manyak daha çok olduğundan, cinayet ve intiharların sayısı da artıyor. Bu durum ABD’nin kısır döngülerinden birisi. Bu da yukarıda değindiğim birçok maddeyi doğrudan etkiliyor bence: mutluluk sıralaması, silah ticareti sıralaması, cinayet sıralaması, vs. Bu bir şekilde çözülürse, bu sıralamaların gelişmesi çok muhtemel. Ha bu arada, teknik olarak 14 yaş sınırı olsa da, herhangi bir ABD vatandaşı doğduğu andan itibaren silahlanabiliyor. E tabii, maazallah devlet kafayı yerse indirmek gerekiyor. 😛 Türkiye’yi düşündüğüm zaman çoğu zaman çok da mantıksız bir kural olmadığını kabak gibi görsem de, 21. yüzyıl ABD’sine tam olarak uymuyor.
22. Toplu Taşıma Sıkıntısı

Bunun kaynak aldığım internet sitesinin ilk 20’sine girmemesinin nedeni, ABD’lilerin bunu bir sorun olarak görmemesi bence. Çünkü 500-750 dolara araba alabildikten sonra ve Türkiye’nin 10 katından fazla toprağına sahipken, buna karşılık Türkiye’nin 3 katı civarı nüfusa sahipken ve bu toprağı geniş geniş paylaştırdıktan sonra halen elinde sınırsız toprak varsa, kim toplu taşımayı ne yapsın, değil mi? Ancak sıkıştıkları zaman, büyük şehirlerde öyle “batılı” toplu taşıma sistemi var, New York’tur, Chicago’dur, Washington’dur, vs. Onun dışında berbat, bizim gibi Melihçiğimizin kapsamlı ve her yere ulaşım sağlayan mükemmel ulaşım hattına alışmış insanlar için… Düşünsenize, Türkiye’nin başkentinde 2 tane metro hattı var ve buna alışmışız, ABD kötü geliyor. 😀
23. Benzin Müptelalığı

Şunu kabul edelim: ABD’nin tüm Dünya’daki ellerini ve bağlantılarını düşünürsek, isterse bugün karbondioksitle çalışan bile araba üretmeye başlayabilir. Ancak halen 1900’ün teknolojisini kullanmayı sürdürüyor. Bunun bence en net sebebi, bugüne kadar oluşan ve yukarıda değindiğim şirket yozlaşmasından ötürü benzin üzerine kurulu politikalar ve şirketlerdir. Benzinden farklı bir yakıta geçilmesi, birçok firmayı batıracak ve olumsuz etkileyecektir. Ayrıca ABD’nin Orta Doğu politikalarının da bazı temellerini sarsacaktır. Şu anda ABD, kendi topraklarından çıkardığı petrolü harcamaya başlamadı bile. Hepsini yurtdışından aldıklarından hallediyor. Ve buradaki petrol mühendislerine göre, “40 yıl sonra benzin bitecek, o zaman ABD ne yapacak?” olayı masal. Her geçen gün yeni petrol çıkarma yöntemleri geliştirdiklerini ve hiç olmadık yerlerden petrol ve gaz çıkarabildiklerini söylüyorlar. Petrolün daha birkaç yüz yıl rahatlıkla gitmesinin çok olası olduğunu, Dünya rezervlerinin henüz çok çok ufak bir kısmının keşfedildiğini, bazılarının ise keşfedilip halen ulaşılamadığını söylüyorlar. Dolayısıyla benzin müptelalığı bir süre daha devam edecek, ancak bu korporatizmden biraz sıyrılıp, genelde -ilginç şekilde- Cumhuriyetçiler’de gördüğümüz bilim temelli yaşama geçmeyi başarırlarsa, benzin harici araçları da yapacaklarından eminim. Hatta ergen komplo teorisyenliğiyle bitireyim: “Abi kesin var da, saklıyorlar, Dünya bilsin istemiyorlar.”
Ha bu arada, aşağıda arkadaşımın yaptığı yorum da günün anlam ve önemine tamamen uygun: şu anda polisi tarafından kasti olarak katledilmeyen her ülke mükemmel. Zaten göreceli kıyaslamak, diğer yazımda söylediğim gibi çok zor. Birisi dünya devi, diğeri gelişmemiş 3. dünya ülkesi. Ama insana koyuyor be, aradaki uçurum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s