ABD ile İlgili Yanlış Bilinenler – 7

10/09/2013:

 

1) Sigorta ve Müşteri Memnuniyeti:

Toplanın evlatlarım yeni bir anımı anlatayım, üzerinden de Amerika’nın nasıl kurallar ve dürüstlük üzerine kurulu bir ülke olduğuna değineyim. Hemen atlayacaklara söyleyeyim: politikalarının dürüst olmaması, ülke insanlarının ve kurallarının dürüst olmadığı anlamına gelmiyor. 🙂 Hem senin politikan ne kadar dürüst diye sorarlar adama, eğer bik bik eleştireceksen. Hep aynı şeyi söylüyorum, biliyorum; ama böyle… Birini eleştirmeden önce o yollardan geçmiş olup, işlerin nasıl yürüdüğünü bilmek, uzmanı olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Her neyse, anım şu:

İlk geldiğimde araba aldım bir tane buraya 1 ay kadar önce, hemen sigorta yaptırmam gerekiyordu, Fred Loya diye bir firmadan yaptırdım. Neyse, sonra aradan 1 hafta falan geçti, AAA diye daha sonra değineceğim muazzam bir kurumun sigortasının çok daha avantajlı olduğunu keşfettim (daha doğrusu biliyordum da üye olmak hiç aklıma gelmemişti önceden) ve AAA’ye Fred Loya’yı aratıp iptal etmek istediğimi söylettim (eh ben bu tip konularda utangaç, Amerikan firmaları da müşteri kapmak için atak olduklarından sıkıntı olmadı). Neyse, ertesi gün aradılar Fred Loya’dan, bizi bırakmayın, isterseniz size AAA’den düşük fiyat veririz falan dediler. İstemedim (sonra anlayacaksınız, ilerleyen yazılarda), teşekkür ettiler falan öyle iptal ettim kontratı. Sonra da mevzu kapandı.

Ben bu adamlara başlangıçta kaydolurken 100 dolar gibi bir para ödemiştim. Üzerinde durmadım bile, nasılsa yanmıştır diye, Türk kafası işte ne olacak, çok çalışmıyor (şaka şaka tamam, kızdırmak ve ters etkisini hissedin diye dedim). Neyse, günlerime devam ettim burada ve bugün bir çek geldi postayla. Fred Loya’dan geliyor, paramın tamamını iade etmişler. Başta ödediğim 100 doların tamamı, teknik olarak hizmetlerini kullanmış olmama rağmen tamamıyla iade… Halbuki ne “Şey öhöm paramı geri verecek misiniz?” demiştim, ne de “Vay efendim ben paramı isterim, daha hiç kullanmadan hizmetlerinizi iptal ettirdim.” falan… Sıfır, kapandı gitti konu, ne mail attım ne bir şey… Ama adamlar sorumluluk bilerek, yitirdikleri bir müşteri olmama rağmen para iademi ben istemeden yaptılar.

İşte “insan yerine konmak” denen şey bu. Amerika’da olmaktan mutluluk duyduğum başlıca mevzu da bu. Seni, tüm o kapitalizm devi ayaklarına rağmen, sömürülecek bir “babasız” olarak görmüyorlar, kullanıp bir paçavra gibi atmıyorlar, yerleşik bir kurallar bütünü var ve buna “seve seve” uyuyorsun, yaşayıp gidiyorlar. Beni gerçekten etkileyen (ve epey sevindiren) bir anı oldu bu da, paylaşayım dedim. Bir daha bankaya gidip kullanmadığınız bir servis için yapılan kesintinin parasını istediğinizde, nefret dolu bir “Han’fendi kusura bakmayın mevzuat böyle, derdiniz varsa yasal yollara başvurun.” vb. hakaret-benzeri argümanlar işittiğinizde hatırlayın bu sözlerimi efendim. Ya da çok şart değil, camdan kafanızı çıkarıp mis gibi taze sıkılmış biber gazını ciğerlerinize çektiğinizde de insan olduğunuzu hatırlayacaksınızdır. Dövlet sizi düşünüyor, park bahçe gazla hizmet sunuyor, daha ne?
2) 11 Eylül’ü Anma…

Yarın/bugün 11 Eylül 2013. 12 yıl önce bugün eski CIA ajanı olup, sonradan -hep olduğu gibi- çeteleşen ve organize hale gelen, İslam çerçevesinde etraflarındakilerini uyuşturan ve her türlü uyuşturucu kaçakçılığına ve devletlere meydan okumaya varan aktivitelerde bulunan terör örgütlerinden birinin, ABD’ye bir mesaj vermek adına yaptığı tiksinç saldırının 12. yıl dönümü… Ground Zero olarak bilinen, iki dev kulenin çöktüğü alanda bizzat bulunmuş biri olarak, orada ölen yüzlerce insanın acısı halen bir insan olarak kalbimde, videolardaki çığlıkları kulaklarımda. Burada komplo teorilerine yer vermeyeceğim bile, konuşmaya değer temelde bulmuyorum (2.5 sene o teorilerin içinde boğulmuş biri olarak). Dolayısıyla bir defalık işin “politika” tarafında değil, “insan” tarafında olup acılarını paylaşın diyorum. Tabii diğer yanımız artık düzenli olarak Türkiye’de özgürlük istediği için alınan canlar için yanıyor. Bu yazının konusu o olmadığı için burada değinmiyorum; ancak yine işin “insan” tarafında olarak, acıları yarıştırmanın bir anlamı olmadığı kanısındayım. Masum olmalarına rağmen kaybettiğimiz tüm canlar için, insanlığın başı sağ olsun…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s